Kısaca; liderlik kavramını “takipçilerin değer ve motivasyonlarının farkına vararak ve bu değer ve motivasyonları ortak hedeflerle uyumlu hale getirerek, takipçileri ortak hedeflerin gerçekleştirilmesi noktasında teşvik etme işi…”olarak tanımlayabiliriz.
Aslında yıllardır “Lider doğulur mu, olunur mu?” tartışmasından daha önemlisi “Lider ölünür mü?” olmalıydı. Her şey bittiğinde arkanızda ne bıraktığınız, insanlara ne kadar yararlı olduğunuz ve gerçekten onlara ne kadar liderlik yapabildiğiniz ortaya çıkacaktır. Yoksa, kimi liderlerin günden güne eriyen etkin davranışları ve nihayetinde liderlik özellikleri, hele hele güncel dünyanın gerekliliklerinden uzaklaşmaları ve gelişimi sürekli olarak etraflarından beklemeleri ama buna ayak uyduramamaları geçmiş anılarla mutlu olabilmelerinin ötesine geçemedikleri açısından üzücü bir durum olsa gerek. Bu yüzden lider doğsanız da, olsanız da kendinizle olan yarışınızı kaybettiğinizde liderlik iddianız da ömrünü tamamlamış olabiliyor.
Bir liderden hızlı, cesur ve net kararlar alabilmesi, kendi entelektüel sermayesini geliştirebilmesi, üstün kişilik özellikleriyle birlikte çalışkan ve istikrarlı davranışlar sergileyebilmesi, bu sayede arkasında sürüklediği kitleye güven verebilmesi beklenir. Lider bunları yapamadığı takdirde, hele hele kendi kusur ve eksiklerini başkasına veya başka olgulara yıkma çabası içine girmeye başlarsa, zaten duygusal zafiyetleri bağlamında iyiden iyiye sıradanlaşmış demektir. İşte bu yüzden lider doğmanın veya olmanın önemi kalmamıştır, teknik olarak lider gerçek hayattan kopmuş demektir. Dahası; hayatın içinde olmak yerine kaçışlara başlamış demektir. Elbette herkesin lider olmaya özenmesine ve bunu yapabildiğini zannetmesine de ihtiyaç duyulmuyor aslında. Çünkü günümüzde “liyakatsiz yöneticiler” olarak tanımlanan nice kifayetsiz muhterisin boş yere koltuk işgal ettiğini ve özellikle çalışanlarımızın hayatını nasıl mahvettiğini de defalarca kez gördük.
Neden liderlere ihtiyaç duyulur? Bireylerin kendi başına yapabileceğinden daha fazlasını yapabilecek ve o bireyleri istenen sonuca ulaştırabilecek yetiye herkes sahip olamadığı için liderler ortaya çıkmaktadır. İş hayatında, okulda, mahallede, bürokraside, siyasette, sivil toplumda, savaşta, barışta, sosyal hayatta; kısacası, hemen her yerde aslında liderlere, öne çıkacak ve meselenin hakkını verecek kişilere her zaman ihtiyaç duyuyoruz. Hayatımızı derinden etkileyen ve güzelleştiren gerçek liderlere de minnettar oluyoruz. Hele hele dijitalleşen dünyada etkileşimin ve iletişim yönünün ve gücünün bir paradigma değişikliğine uğradığı günümüz dünyası için aslında “yenilikçi liderler” yetişmesi büyük önem taşıyor.
Hem tarihte gördüğümüz, hem de günümüzde tanık olduğumuz ve birbirinden farklı alanlarda büyük başarılar gösteren birçok liderin ortak benzer niteliklere sahip olduğunu görüyoruz.
Empati Yeteneği
Gerçek bir lider, eğer ortaya bir verimsizlik çıkmışsa bunun nedenlerini her yönüyle ele almaya meyillidir. Liderlik ettiği kişilerin kurulu bir makine olmadığını bilir ve onların yeteneklerini, becerilerini değerlendirirken bireysel sorunları ve olası kurumsal hataları göz ardı etmez. İletişim içinde olduğu herkesin yaşamı ile ilgili beklenen paydaşlığı ve ilgiyi gösterir. Sadece kendi duygularının savaşını vermez, karşısındaki insanların duygularını da hisseder ve önemser.
Dürüstlük ve Adalet
Hemen her insan, liderinden dürüst ve adil bir yaklaşım bekler. Örneğin; şeffaf bir çalışma ortamında yürütülen iş, diğer etkenlerin tartışılmamasını sağladığı için yalnızca işe odaklanılarak verimlilik de artar. Yapılan işlerin değeri ölçüsünde karşılık göreceğini düşünen çalışanların, işe ve iş yerine olan aidiyetlerini güçlendiren bu tutum, iyi bir liderde bulunması gereken en önemli özelliklerden biridir.
Yeniliğe Açıklık
Değişen dünyada yeniliğe açık, proaktif, hoşgörülü ve işbirliklerine önem veren örgüt liderlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tarz yönetimleri benimseyenler için daha çok değişim ve yenilikler konusunda risk alınması teşvik edilmektedir. Bunun yanında başarısızlıkların bir kayıp olarak değil, bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirildiği de görülmektedir. Değişimin ve rekabetin hızı ise örgütlerde yeniliği kaçınılmaz kılmaktadır. Bilgisayar endüstrisinin önderleri arasında kabul edilen Steve Jobs’un yenilik ile ilgili çok güzel bir sözü var: “Eğer bir şey yaptıysan ve harika bir şeye dönüştüyse, artık daha harika ve yeni şeyleri kovalamalısın. Yaptığın şey ile uzun süre yetinme, bir sonraki ne, onu düşün ve onun için çabala…”
Takım Arkadaşlığı
Lider; görev paylaşımını doğru ve etkin yapabilmeli, yapılan her işe değer gösterdiğini açıkça belli etmelidir. Bu sayede işin bütün aşamasındaki verimi olumlu yönde etkilenir. Sadece belli kişileri değil, herkesi bu takım oyununun önemli oyuncuları gibi hissettirebilen liderler aynı zamanda başarıyı garantileyen kişilere de dönüşürler.
Basitleştirme Yeteneği
İşler ilk başta zorlu, karmaşık ve anlaşılması güç görünebilir. Bu tablo çoğu kişi için endişe ve kaygı verici olabilir. Hata yapmaktan korkan birisi ya sorumluluk almaktan kaçınır ve işleri ortada bırakır veya bu endişeli durumu nedeni ile daha çok hata yapar. Bu tür durumlara mahal verilmemesi liderin inisiyatifindedir. Karmaşık taleplerin ve beklentilerin aslında çözülebilir olduğunu gösteren lider, işleri basitleştirerek zorlukların üstesinden kolaylıkla gelinebilmesini saplar.
İlham Vermek
Bağımsız İş Dünyası Birliği tarafından Yılın Lideri Ödülü’ne layık görülen yazar Orrin Woodward, “Ortalama liderler çıtayı kendileri için yükseltirler; iyi liderler çıtayı başkaları için yükseltirler; büyük liderler ise kendi çıtalarını yükseltmeleri için diğerlerine ilham verirler” der. Liderliğini yaptığı insanlara ilham vermek, onların hayal gücünü canlandırmak ve iletişimde olduğu kişilerle konuşmalarında onların umutlarına odaklanmak ve gerçekçi önerilerle yardımcı olmak iyi bir liderin en önemli işlerinden biridir.
Anlayış Göstermek
Hayatın hemen her alanında ve her anında hata yapılabilir. Bazen yapılan işi öğrenmeye hevesli bireyler, bazen ele alınan konulara katılım sağlamaya çalışan paydaşlar, hatta bu konularda kıdemliler bile zaman zaman hata yapabilirler. İyi liderler hatalar ile beceri ve yeteneği ayırt etmeyi bilmelidir. Liderler ortaya çıkabilecek hatalara rağmen, bizzat bu hataları yapanların potansiyeli sayesinde ileride ortaya koyabileceği daha büyük enerjinin de daima farkındadır. Bu yüzden etkili liderler; anlayışlı ve kucaklayıcıdır. Bunun yanında; hataları olumlu sonuçlara dönüştürmek de aslında yetenekli liderlerin başarısıdır.
Çatışmaları Yönetebilmek
Kalabalık ortamlar bazı sorunları da beraberinde getirir. Tartışmalar, kavgalar zaman zaman rastlanılan durumlardır ve bu oldukça da doğaldır. Lidere düşen görev bu tartışmaların sonucunda ortamının gerginleştirmesini önlemek ve uzamamasını, çabucak düzeltilmesini sağlamaktır. Üstün nitelikli liderler; örgüt üyeleri arasında ayrım yapmadan veya taraf olmadan krizlerin üstesinden samimiyetle ve kucaklayıcı bir şekilde gelmeyi bilmelidir.
Gelişime Açık Olmak
Aslında “Liderlik” varılacak asıl hedef değildir. Uzun bir sürecin başlangıcıdır. Bir takımın liderliğini üstlenen kişi, her zamankinden çok daha fazla kendini geliştirmeye özen göstermelidir. Çünkü artık taşıdığı, tek bir kişinin değil, arkasından sürüklediği grubun sorumluluğudur. İhtiyaçları, eksiklikleri fark edebilmeli ve bunu önce kendisinde telafi edebilecek beceriye sahip olmalıdır. Kendi eksiklerine rağmen başkalarının kusurları ile ilgilenmek, etkin liderler açısından yakışıksız davranışlardır.
Başkalarını Eğitebilmek
Kendi gelişimini tamamlayan, belirli alanlarda uzmanlaşan ve deneyim sahibi olan liderler bilgi ve birikimlerini kendilerine saklamamalıdır. Bildiği, öğrendiği, her şeyi liderlik ettikleri kişilere de öğretebilmelidir. Kendine güvenen, kendi ile barışık iyi bir lider, yakınlarındaki ve yanındaki insanların becerisinden korkmaz, aksine bundan mutluluk duyar. İyi bir lider en az kendisi kadar iyi olan takım arkadaşları ister ve buna göre çaba gösterir.

