“DÜŞMEYEN ENFLASYON-ARTMAYAN MAAŞ” DÖNEMİ SONA ERSİNSEYYANEN ZAM-İLAVE ARTIŞ-REFAH PAYI PAKETİ HAYATA GEÇSİNÜlkemizin enflasyonla mücadelesi, kamu görevlilerinin enflasyon kaynaklı maaş, ücret ve gelir kaybı süreci devam ediyor. Enflasyonu tek haneye düşürmeyi hedefleyen ve üçüncü yılını bitiren enflasyonla mücadele programı çerçevesinde uygulanan sıkı para politikasına, haklı ve adil taleplere dahi kapalı bütçe disiplinine rağmen enflasyonda tek haneli oranlara ulaşmak bir tarafa yüzde 10’lu yüzde 20’li oranlara dahi inilemedi. Üç yıllık mücadele sonunda üstelik TÜİK verilerinde dahi enflasyon halen %30’un üzerinde gerçekleşiyor. ENFLASYONUN ÜRETTİKLERİ; KAMU GÖREVLİLERİNDE “MUTSUZLUK”, MAAŞ VE ÜCRETLERDE “YETERSİZLİK”,GELİR DAĞILIMINDA “ ADALETSİZLİK” 7. Dönem Toplu Sözleşme kapsamında 2024 ve 2025 yıllarını maaş ve gelir kayıplarıyla kapatan kamu görevlileri ve emeklileri, 8.Dönem Toplu Sözleşme döneminde de aynı akıbetle karşı karşıyalar.Kamu görevlileri ve emeklileri; 8. Dönem Toplu Sözleşme kapsamında 2026 yılının birinci altı aylık dönemini, dönem sonu itibariyle eksi zam ile tamamlamak zorunda kalmıştı. Ne yazık ki 2026 yılının ikinci altı aylık döneminde de aynı sonuç gerçekleşecek görünüyor. Temmuz ayı enflasyonuyla, kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine ikinci altı aylık dönem için yapılan %7 artışın %25’lik kısmı erimişti. Ağustos ayı enflasyonuyla enflasyonun erittiği artış oranı %50’yi de aştı. Düşmeyen enflasyon ve yükselmeyen maaş” kısır döngüsü; kamu görevlileri ve emeklileri açısından “pahalı hayat”, “zor geçim”, “ kaybedilen ve ulaşılamayan refah” ve “yetersiz maaş”, “adaletsiz gelir dağılımı” ve “umutsuz dönem” gerçeklerini dayatıyor. Kamu görevlileri ve emeklilerinin genel anlamda 8. Dönem Toplu Sözleşme dönemini ve öncelikle 2026 yılını, “enflasyon kaybı yaşamak” mağduriyeti ve “enflasyon farkıyla avunmak” mecburiyeti dışında bir konumda tamamlanması sağlanmak zorundadır. 8.Dönem Toplu Sözleşme noktasında; sözleşme döneminin bütün evrelerinde ve sonunda enflasyonun maaş artışından yüksek olacağı, enflasyon farkının da 2026 ve 2027 yıllarının bütün altı aylık dönemlerinde gerçekleşeceği açıktır. Temmuz ve Ağustos ayı enflasyon verileri sadece enflasyonla mücadele programının hedeflerine ulaşılamadığını göstermek yanında Hükümete de “kamu görevlileri dahil bütün emek kesimi ile bütün emeklilerin geçim sıkıntısını görmemek” tavrından vazgeçme daveti de yapıyor. ENFLASYON VERİLERİNİN HÜKÜMETE MESAJI; “ENFLASYONLA MÜCADELE” MİSYONUNU DEĞİL“ENFLASYON MAĞDURİYETİNE MÜDAHALE” VİZYONUNU ESAS ALINMALIAksini iddia etmenin sorun, ispat etmenin kolay olduğu TÜİK’in verilerine göre Ağustos ayında enflasyon görünümü şu şekilde oluştu. 2026 YILI AĞUSTOS AYI ENFLASYON VERİLERİ %Ağustos Ayı Enflasyonu 1,841 Ocak-31 Ağustos Dönemi (8 Aylık Toplam) Enflasyon 22,07Temmuz+Ağustos Ayı Toplam Enflasyonu 3,65Yıllık Enflasyon 31,51Eylül Ayı Kira Artışına Esas Enflasyon 31,79Bu tablo, enflasyonla mücadelenin siyasi iktidar ve ekonomi yönetimi açısından zaman, enerji, moral ve fırsat kayıpları oluştururken, vatandaşlarımız, kamu görevlilerimiz, emekçilerimiz ve emeklilerimiz açısından ise umut, refah ve maaş-gelir kaybı oluşturduğunu teyit ediyor. Bu nedenle, enflasyonla mücadele programı kapsamında hayata geçirilen, dar ve sabit gelirli kitle ve emek kesimi için hayatı çekilmez hale getiren “para politikasında sıkılık” ve “bütçe uygulamalarında cimrilik” tercihlerinin terk edilmesi gerekiyor. 7 ve 8 inci Dönem Toplu Sözleşmenin masadaki yetkilileri ve pazarlıktaki yetersizlerinin kamu görevlilerine ve emeklilerine maddi açıdan yaşattıkları kayıpları telafi ve tazmin, Hükümetin öncelikli hedefi olmalıdır. Enflasyonla mücadeleden vazgeçmeden fakat enflasyonun mağdur ettiği kitlelerin refahını artırmaya odaklı politika ve programları önceleyen olumsuzluğu gidermeye dönük müdahale vizyonu hayata geçmelidir. Maaşların altı ay boyunca sabit olduğu, fiyatların ise altı gün dahi sabit kalamadığı bir eko-sistemin dar ve sabit gelirli kesimi, ücret geliriyle geçinen kitleleri zorlayan etkisini sona erdirecek müdahale; enflasyona ezdirmeme sözünün başlangıç hamlesi olmak zorundadır. ENFLASYONUN AŞAĞI ÇEKTİĞİ MAAŞLAR SEYYANEN ZAM YOLUYLA YUKARI İTİLMELİ Bu kapsamda, her enflasyon verisinde yeni bakış, yeni söylem, yeni teklif ve talep değil olması gerekeni ısrarla tekrar ve ifade etmeyi tercih etmeyi benimseyen Yeni Sendika olarak; enflasyonun aşağı çektiği maaş ve ücretlerin, “enflasyona ezdirmeme sözü, sosyal devlet rolü, gelir adaletini sağlama yükümlülüğü hususları da gözetilerek seyyanen zam, ilave zam ve refah payı karar ve uygulamalarıyla yukarıya doğru hareketlenmesi sağlanmalı bakışımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Bu bakışla Temmuz ayı enflasyonu sonrasında ifade ettiğimiz talepleri bir kez daha yineliyoruz. 7 Dönem Toplu Sözleşmede yaşatılan mağduriyetin 8. Dönem Toplu Sözleşmede yaşatılmaması noktasında Hükümetin ve konuyla ilgili Bakanlıkların sorumluluk alması gerektiğini daha bir kez daha ve öncelikle ifade ediyoruz. Enflasyonun erittiği maaşlarla ilgili olarak toplu pazarlık masasında söz söylemeyip enflasyon verilerinin açıklandığı gün sosyal medyada yazılmadık kelime bırakmayan yetkili sendika ve konfederasyonların, yazdıkları cümleler ile yaptıkları sendikal mücadele arasındaki uyumsuzluğun “maaş mağduriyetinin” nedeni olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Kamu görevlilerini maaş kaybına ve enflasyon farkına mahkum konumundan kurtarılmasının, enflasyonla mücadelenin de gelir adaletini temin etmeninin de ilk eylemlerinden olması gerektiğine inanıyoruz. Emeklilik öncesinde maaşlarda reel kayıp yaşayan, emekli maaş ve ikramiyelerinde geçmişle kıyaslanmayacak düzeyde düşüş yaşatılan kamu görevlilerinin; ilave zamma, seyyanen artışa, ek gösterge vaadinin yerine getirilmesine, vergi adaletsizliği kaynaklı kayıplarına son verilmesine, ek ödeme tutar ve oranlarının yükseltilmesine, ilave ödemenin emekli maaş ve ikramiye hesabına dahil edilmesine dönük haklı talep ve beklentileri karşılansın istiyoruz. Kamu görevlilerinin/sağlık emekçilerinin maaş ve ücretleri; enflasyonla mücadelede istenilen sonucu almaya bir türlü yaklaşamayan ekonomi yönetiminin izan ve insafına da, toplu pazarlık beceriksizliği ve teklifini kazanıma dönüştürme yetersizliği tescilli konfederasyonun ve sendikanın çapsızlığına maruz bırakılmasına son verilmesini istiyoruz. Yılın ya da ikinci altı aylık dönemin sonu beklenmeden; a) Enflasyon farkına ihtiyaç duydurmayacak şekilde %10 ilave artış yapılsın, b) Geçmiş yıllar ve dönemler ile ayların kayıplarını da telafi edecek biçimde 12 Bin TL seyyanen zam verilsin, c) Halen kamu görevlilerine ödenmekte olan ilave ödemenin taban aylığa eklenmesi suretiyle emekli maaş ve ikramiyesinin hesabına dahil edilsin, d) Kamu görevlileri ile diğer ücret geliri elde edenler için gelir vergisinde oran %15 ile sabitlensin, e) Ek Gösterge konusunda başlangıçta verilen vaadin gereği ifa edilsin ve kamu görevlilerinde 3600 ek göstergeye dair haklı beklenti hayata geçirilsin,f) Sağlık emekçilerine yönelik olarak ek ödemeye ilişkin sabit oranlar artırılsın, teşvik ödemelerinde dağıtıma esas oran yükseltisin, tavan sınırlamasına son verilsin, ek ödemelerin döner sermaye bütçesinden karşılanmasına ve bu nedenle oluşun mağduriyete son verilsin diyoruz.




