Farkında mısınız?
Enflasyon maaşları eritmeye devam ediyor!!!
Ağustos ayının enflasyon verileri; 7.Dönem Toplu Sözleşmeyle 2025 yılı ikinci altı ayı için yapılan %5 artışın 4,14 puanının (yani %83’ünün) iki ayda eridiğini gösteriyor. Geriye kalan dört ayda erimenin devam etmeyeceğini iddia etmek ise imkansız.
8.Dönem Toplu Sözleşme sürecinde mutlu ve sonucunda kazançlı olma imkanı sağlanmayan/sunulmayan kamu görevlileri, 7.Dönem Toplu Sözleşmenin hükümlerinin ve enflasyon oranlarının ürettiği kayıpları yaşamaya devam ediyor.
Ağustos ayı enflasyon verilerine göre;
Ağustos ayı enflasyonu; %2,04
Ocak-Ağustos dönemi enflasyonu; %21,50
Yıllık enflasyon; %32,95 olarak gerçekleşti.
Bu oranların her biri; geçinmeye yetmeyen ve düşen maaşlar, sürekli artan geçim zorluğu ve giderilemeyen umut yokluğu, devam eden sorun çokluğu, duyarsız ekonomi yönetimi, haklı beklentiyi karşılamayan hükümet hatırlatması da yapıyor.
Ve elbette bu oranlar en çok, sendikacılık tarihine “sendikacılık yap(a)mayanlar” olarak geçmeye kararlı “beceriksizlikte rakipsiz yetersizlikte yetkili konfederasyon ve sendikaları”, işaret ediyor. Elbette onlar enflasyonun sorumlusu değiller, onlar enflasyonun erittiği maaşların, yok ettiği yetersiz zamların, iki ayda uçup giden artışların, reel kayıpların, elde edilemeyen kazanımların sorumlusu konumundalar. Çünkü, sorumsuz sendikacılık, duyarsız sendikal tutum, beceriksiz sendikacı ve yetersiz sendika konusunda uzmanlar…
Enflasyonun hızı dizginlenmez, fiyat yükselişleri engellenmez, alım gücünü yükseltecek hamle gelmez ise kamu görevlileri, sağlık ve sosyal hizmet emekçileri, memleketin tüm dar ve sabit gelirlileri; insanca yaşama ve rahat geçinme imkanından yoksun kalmaya devam edecekler.
Görünen ve yaşanan göstermektedir ki Eylül ayıyla birlikte “enflasyon farkı” durumu yani “enflasyonun kamu görevlilerini ezme” konumu gerçekleşecek.
Faizin, dövizin, kira ve borsanın emekten daha fazla kazandırdığı, emeğin hakkını ve emekçinin rahat nefes alamadığı bu tabloyu değiştirmek gerekiyor.
Hükümet, daha fazla gecikmeden, “bütçe imkanları ve mali disiplin” gibi mazeretlere sığınmadan, “enflasyonla mücadele programı” üzerinden cümle kurmadan; kamu görevlilerinin bütününe yönelik bir “REFAH PAKETİ” hazırlamalı ve en geç Ekim ayı içinde de yürürlüğe konulmasını sağlamaladır.
Bu REFAH PAKETİ;
a) kamu görevlilerinin maaşlarına 15 Bin TL seyyanen zam yapılması,
b) Kamu görevlilerine ödenen ilave ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması,
c) Eş yardımının 7 Bin TL, Çocuk Yardımının 5 Bin TL’ye çıkarılması,
d) Kamu görevlilerinin gelir vergisinde %15 tek oran uygulamasına geçilmesi,
e) 3600 ek göstergeden bütün kamu görevlilerinin yararlanması ,
f) Ek ödeme puanlarının %30 oranında artırılması ve emekli maaş ve ikramiyesinin hesabında dikkate alınması,
g) Kamu görevlileri arasında emeklilik yönüyle 5434 ve 5510 sayılı Kanun farklılığının kaldırılması ve kamu görevlilerinin emekliliğinde 5434 sayılı Kanunun esas alınması,
h) Sekizinci dönem toplu sözleşme kapsamındaki maaş artış oranlarının
2026 yılı için; %20+%15 ve Taban Aylığa 5000 TL seyyanen zam
2027 yılı için; %15+ %15 ve Taban Aylığa 5000 TL seyyanen zam şeklinde uygulanması
hükümlerini içermelidir.
Kamu görevlilerinin enflasyona ezdirilmesi, maaşların enflasyon erimesi ve enflasyon farkı ödemesiyle kayıpların ötelenmesi yanlışlığından vazgeçilmelidir.
Hükümet; ne yaptığını bilmeyen, ne söylediğinin farkında olmayan, yaptığını açıklayamayan , söylediğini yapamayan, söz vermekten de sözünü tutmamaktan da yorulmayan sendikaları ve sendikacıları kendisi için fırsat ve yapmak istedikleri için imkan olarak görmek stratejisini terk etmelidir. Kamu görevlilerinin durumuna, beklentilerine, hak ve hukukuna uygun kararları, kanunları, kazanımları devreye sokmalıdır.
Enflasyon verilerinin açıklandığı her günün aynı zamanda kamu görevlilerinin kayıplarının, mağduriyetlerinin, maaş ve gelir yetersizliğinin açıklandığı ve tekrarlandığı gün olması durumuna son verilmelidir. Elbette bunun en kolay yolu, enflasyonu düşürmek ve maaşları yükseltmektir. Enflasyon düşmüyor olabilir fakat maaşları yükseltmeye engel bir durum yok.
Hükümet, “enflasyonla mücadelede kararlılık” ile “kamu görevlilerinin maaşlarına yapılacak artışta cömertlik” aynı anda mümkün olduğu gerçeğini kabul etmeli ve hayata geçirmeli…
Kamu görevlilerimiz de, mevcut durumda kendilerini temsil ve imza yetkisi verdikleri sendika ve konfederasyonla üyelik bağlarını gözden geçirmeli.
Kamu görevlilerinin düşük maaş ve yüksek geçim sıkıntısı sarmalından kurtuluşunda; Hükümetin ekonomiyle ilgili kararlarından daha fazla sonuç doğuracak olanın kamu görevlilerinin üye oldukları sendikaları değiştirme kararı olacağı da açıktır.
Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin, kamu görevlilerinin insan onuruna yakışır iş ve insanca yaşatacak maaş talebinin eksiksiz bir şekilde hayata geçmesi; ancak ve ancak örgütlü mücadele, ahlaklı sendikacılık, gayreti heybetinden büyük ve kişisel kazancı kitleye kazandırdıklarından küçük sendikacılarla, ilkeli ve hesap verir sendikalarla mümkündür.


