Kamu İşveren Heyeti, 7. dönem toplu sözleşme görüşmelerinde memur ve emekli maaşlarına yapılacak zam oranını 2024 yılı için 14+9, 2025 yılı için ise yüzde 6+5 oranlarında teklif etmiştir. TÜİK, ENAG ve Merkez Bankası’nın açıkladığı enflasyon rakamları bile dikkate alındığında bu teklifin kabul edilemez olduğu aşikârdır. Hatırlanacağı gibi; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen hafta Temmuz ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) yüzde 47.83 olduğunu, enflasyonun ise aylık bazda yüzde 9.49 arttığını açıklamıştır. Buna göre; aylık enflasyonun Ocak 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi gördüğü anlaşılmaktadır. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) da Türkiye’de aylık enflasyonu yüzde 13.18, yıllık enflasyonu ise yüzde 122.88 olarak saptamıştır. Merkez Bankası ise birkaç hafta önce yılsonu enflasyon tahminini 2023 yılı için yüzde 22.3’ten yüzde 58’e, 2024 yılı için ise yüzde 8.8’den yüzde 33’e güncellemiştir.
YENİ SENDİKA olarak kamu görevlilerimiz için ülke gerçekleri ile örtüşen hakkaniyetli ve yeni bir teklifin gerekliliğini bir kez daha ifade etmek istiyoruz.
Hâlihazırdaki enflasyonist ortamın süregittiğini ve bu durumun biz kamu görevlilerini derinden etkilediğini de göz önünde bulundurarak;

- Kamu görevlilerimize ve emeklilerimize 2024 yılı ilk altı ayı için yüzde 35, ikinci altı ayı için ise yüzde 30, 2025 yılı ilk altı ayı için yüzde 25 ve ikinci altı ayı için ise yüzde 20 maaş artışı yapılmalıdır.
Ayrıca; - Talep ettiğimiz artışlar öncesinde sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının taban aylıklarına ilave olarak 11.000 TL seyyanen ilave zam yapılmalıdır. Bu sayede öncelikle güncel olarak en düşük sağlık ve sosyal hizmet çalışanı maaşı 35.000 TL’ye çıkartılmalıdır.
- 15 Temmuz 2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 8 bin 77 TL tutarındaki seyyanen verilen zammın taban aylığına eklenerek emekli maaşına yansıtılması sağlanmalıdır.
- Enflasyon farkı her ay hesap edilerek maaşlara ilave edilmelidir.
- Sabit ek ödemelerden vergi kesintisi yapılmamalıdır.
Hak ettiğimiz; yapılan açıklamalarla sadece “enflasyona ezdirilmemeye” gayret gösterildiği niyetine alışması istenen ve geçim endişesiyle boğuşan “memur” olmak değildir. Hak ettiğimiz; alın terimizin gerçek karşılığı olan ve yarınlara umutla bakabilen kamu görevlileri olmaktır. Emeğimizin karşılığı; çalışan onuruna yaraşır bir gelir elde etmektir. Bu; en doğal, en insani taleptir.
Kamuoyuna saygılarımızla…


