Kamu görevlileri olarak, yıllardır ücretlerimizdeki erimeyi sadece istatistiklerde değil, market raflarında, kira kontratlarında, çocuklarımızın eğitim masraflarında ve yaşlı ebeveynlerimizin sağlık giderlerinde birebir yaşıyoruz. Bizler, kağıt üzerinde değil; hayatın tam ortasında emek veriyoruz. Tam da bu nedenle, 2026–2027 yıllarını kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşme taleplerimiz; günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir içeriğe sahip. Ve bu talepler, yalnızca ekonomik değil; sosyal adalet, mesleki saygınlık ve kamu hizmetinin sürdürülebilirliği açısından da elzemdir.
Gerçek Zam, Gerçek Refah
Artık kamu görevlilerini altı aylık enflasyon farklarına mahkûm eden anlayış sona ermeli. Biz “fark” istemiyoruz; biz hakkımız olanı, emeğimizin karşılığını talep ediyoruz. 2026 için ilk altı ayda %35, ikinci altı ayda %30; 2027 içinse %25 + %20 zam teklifimiz, yıllardır görmezden gelinen reel kayıplarımızın ancak telafisine yöneliktir. Buna ilave olarak talep ettiğimiz refah payı (%10), sadece maddi değil, psikolojik olarak da kamu emekçisini ayakta tutacak bir iyileştirmedir.
3600 Ek Gösterge Ayrımına Son!
Bugün birinci dereceye gelen yüzbinlerce memur, hâlâ 3600 ek gösterge düzenlemesinden mahrum bırakılmış durumda. Bu bir teknik eksiklik değil; doğrudan adalet ilkesine aykırılık demektir. Yeni Sendika olarak, sadece belirli meslek grupları değil, birinci dereceye yükselen TÜM kamu görevlilerinin 3600 ek göstergeye dahil edilmesini talep ediyoruz.
Sabit Ödemeler, Emekliliğe Yansıtılmalı
Bugün görevdeyken ödenen sabit ek ödemeler, emeklilikte yok sayılıyor. Bu durum, emekliliği yaklaştıkça yoksulluğa daha da yaklaşan bir kamu çalışanı profili yaratıyor. Tüm sabit ek ödemelerin emekli maaşına esas alınmasını talep ediyoruz. Emekli maaşı, bir lütuf değil; onurlu bir yaşamın teminatıdır.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçilerine Ayrı Bir Başlık Açılmalı
Nöbet üstüne nöbet, şiddet riski, artan iş yükü, tükenen psikoloji… Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yaşadıkları artık istisna değil, sistematik bir çöküşün habercisidir. Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatı çalışanlarının %20 sabit artıştan yararlandırılması, nöbet ücretlerinin genel bütçeden %100 artırımlı olarak ödenmesi, hekim dışı sağlık personeline icap nöbeti ücreti verilmesi gibi taleplerimiz, “hakkaniyetin” ta kendisidir.
Üniversite Çalışanları Unutulmasın
Üniversiteler bilgi üretiminin merkezidir; ancak orada görev yapan idari personel, yıllardır üvey evlat muamelesi görmektedir. Tayin hakkı verilmesi, Geliştirme ödeneğinin sadece akademisyenlere değil, idari personele de verilmesi; görevde yükselme sınavlarının merkezi hale gelmesi; yükseköğretim tazminatının tüm personele yayılması artık zorunluluk hâline gelmiştir. Yeni Sendika olarak, üniversite çalışanlarının özgün sorunlarını tüm taleplerini 8. Dönem toplu sözleşme masasına farkındalık yaratmak için kararlılıkla mücadele ediyoruz.
Kira ve Geçim Krizi Görmezden Gelinemez
İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm büyükşehirlerde kamu görevlileri için barınmak neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Bu nedenle 15.000 gösterge rakamı üzerinden kira yardımı yapılması çağrımız, hayatın ta kendisine dönük bir taleptir. Kamu hizmeti sürdürülecekse, kamu çalışanının insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyi sağlanmalıdır.
Sadece Ücret Değil, Sosyal Haklar da Masada Olmalıdır
Yıpranma payı, çocuk yardımı, aile yardımı, lojman, kreş, sosyal tesis, görevde yükselme sınavları, disiplin affı, sendika üyeliğinin e-Devlet üzerinden yapılması, nöbet ücretlerinin artırılması, büyükşehir tazminatı, özel hizmet tazminatı… Bunların tamamı hem birer sosyal hak hem de birer toplumsal barometredir.
Sonuç Olarak: Bu Bir Mücadele Çağrısıdır
Yeni Sendika olarak taleplerimizin tamamı; eşitlik, adalet, hakkaniyet ve sürdürülebilir kamu hizmeti ilkeleri üzerine kuruludur. Bu toplu sözleşme, sadece rakamların değil; bir zihniyetin masada olduğu bir mücadele olmalıdır. Bizler günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir sendikal anlayışla bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.
Çünkü biz inanıyoruz:
“Kamu görevlisinin itibarı, ülkenin itibarını yansıtır.”


