YENİ SENDİKA Genel Başkanı Metin Memiş; Genel Başkan Vekili Fatih Seyran, Genel Başkan Yardımcıları Recep Temel, Fatih Cingöz ve Bakanlık Temsilcisi Yaşar Yıldırım ile birlikte Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Mehmet Koca’yı ziyaret etti. Sağlık çalışanlarının çözüm bekleyen sorunları üzerinde karşılıklı değerlendirmelerin yapıldığı görüşme kapsamında Genel Müdür Koca’ya YENİ ENSTİTÜ tarafından hazırlanan ayrıntılı bir rapor da verildi. YENİ SENDİKA olarak nazik ev sahipliği ve sorunlara gösterdiği duyarlılığı için Sayın Koca’ya teşekkür ederiz.
12 sayfadan oluşan rapor kapsamında ortaya konan sorunlar ve çözüm önerileri ise özet olarak şu ana başlıklar altında ayrıntılı şekilde ele alındı:
SAĞLIK ÇALIŞANLARININ MESLEKİ SAYGINLIĞINI ARTIRMALIYIZ
Önümüzdeki süreçte ilgili Bakanlıklar, sendikalar ve meslek örgütleri ile birlikte “Sağlık Çalışanlarının Mesleki Saygınlığının Artırılması” için kapsamlı görüşmeler yapılmalı ve sürdürülebilir bir eylem planı oluşturulmalıdır. Bu sayede sağlık çalışanlarına karşı kamuoyundaki haksız algı onarılabilir. Bununla birlikte yeni nesil için sağlık mesleklerinin daha çok ilgi görebilmesi, tercih edilebilmesi sağlanabilir.
SAĞLIK MESLEKLERİ KANUNUNUN ÇIKARTILMASINDA VAKİT KAYBETMEYELİM
Çıkartılacak olan “SAĞLIK MESLEKLERİ KANUNU” kapsamında meslekte uzmanlaşmanın önü açılmalıdır. Uzmanlaşmak isteyen sağlık çalışanları teşvik edilmelidir. Görev tanımları ayrıntılı şekilde yeniden düzenlenmelidir. Bu kanun sayesinde iş barışını önceleyen, ekip ruhunu destekleyen, uygulama birliğini esas alan düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
KAMU SAĞLIK HİZMETLERİNİN YÖNETİMİ DAHA FAZLA İŞLERLİK KAZANMALIDIR
Ülkemizin en önemli sağlık hizmetleri; tedavi etmeye yönelik değil, sağlığı korumaya yönelik olmalıdır. Elimizde büyük bir değer olan aile sağlığı merkezlerinin ve aile hekimlerinin koruyucu sağlık hizmetleri noktasında daha fazla ilgi görmesine ve güçlendirilmesine ihtiyaç vardır.
İSTİHDAMIN ARTIRILMASI VE İSTİHDAMDA UYGULAMA BİRLİĞİNİN SAĞLANMASINA İHTİYAÇ VAR
İnsanın doğasına uygun bir çalışma yükü için hekim sayımızın 2 katına, hemşire sayımızın 4 katına çıkartılması gerekliliği deyim yerinde ise bir “insan hakkı” olarak neden değerlendirilmesin? Bunun yanında; aynı işi yapan, aynı sorumluluğu alan, aynı çatı altında birbirinden farklı statüdeki aynı meslek gruplarının ayrılığı vicdanları yaralamaktadır. Tayinde, terfide ve özlük haklarında uygulama birliğinin sağlanabilmesi için farklı istihdam modellerine son verilmesi yerinde olacaktır. Yetkili sendika tarafından toplu sözleşme kapsamında yok sayılan Bakanlık merkez çalışanlarının yüzde 20 sorunu çözüme kavuşturulmalıdır.
DİJİTAL SAĞLIK OKURYAZARLIĞI DÜZEYİNİN GELİŞTİRİLMESİ SAĞLIK HİZMETLERİNE KATKI SAĞLAR
Günümüzde artık “Dijital Sağlık Okuryazarlığı Düzeyinin Gelişimi” önem kazanmıştır. Bu sayede; sağlık hizmetlerine ilişkin gereksiz başvuruların önüne geçilmesi, sağlık hizmetlerini destekleyici dijital uygulamalar sayesinde daha hızlı ve nitelikli sağlık hizmetleri sunulabilmesi sağlanabilir. Kaldı ki dijital sağlık uygulamaları alanında Türkiye’nin tüm dünyada dikkat çekici bir inovatif yönetim kabiliyetine sahip olduğunu gururla söyleyebiliriz. Toplumun dijital sağlık okuryazarlığı düzeyinin geliştirilmesi sayesinde; hâlihazırda yetersiz olan sağlık insan gücünü destekleyen yeni bir hasta kültürünün oluşturulabilmesine katkıda bulunabiliriz.
ÇALIŞMA HAYATININ VEBASI MOBBİNGE “SIFIR TOLERANS” İSTİYORUZ
Aynı zamanda bir hükümet politikası olan “Mobbingle Mücadele” çalışmalarına bizler de YENİ SENDİKA olarak kurmuş olduğumuz “Mobbingle Mücadele Destek Hattı” ile katkı sağlamayı bir sorumluluk alanı olarak görmekteyiz. Önümüzdeki süreçte yapılacak yeni yasal düzenleme ve uygulamalar ile “Mobbinge Sıfır Tolerans” diyerek, el birliği ile bu sorunun çözümü için etkin mücadelelere devam etmeliyiz. Bu bağlamda özellikle Sağlık Bakanlığı bünyesinde ve taşra teşkilatlarında “Mobbingle Mücadele” birimlerinin kurulmasını öneriyoruz.
“SAĞLIK YÖNETİCİLİĞİ AKADEMİSİ” VİZYON PROJESİNİ TEKLİF EDİYORUZ
Tüm sağlık yönetici adayları öncelikle “Sağlık Yöneticiliği Akademisi” şeklinde Sağlık Bakanlığı ve YÖK nezdinde yapılacak bir işbirliği ile zamanın şartlarına uygun bir şekilde eğitim almalı, liyakat ve ehliyet sahibi olmalıdır.
TIBBİ SOSYAL HİZMET SUNUMUNUN İYİLEŞTİRİLMESİ “SOSYAL DEVLET” İLKESİNİ GÜÇLENDİRİR
“Sosyal Devlet” anlayışının daha etkin şekilde yerine getirilebilmesi için “Tıbbi Sosyal Hizmet Sunumunun İyileştirilmesine Yönelik Model Önerileri” şeklinde çok yönlü ve kapsamlı çalışmaların yapılması planlanabilir.
TÜM TÜRKİYE’DE, TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARININ “TEŞVİK” EDİLMESİ GEREKİYOR
“Teşvik Yönetmeliği” uygulamalarının sahada kabul görmekten uzak bir içeriğe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Üstelik sağlık çalışanlarının nöbet ücretlerinde yaşanan sıkıntılar da gündemi yoğun şekilde meşgul etmektedir. Nöbet ücretleri; hem çok düşüktür, hem de bu ücretler keyfi bir şekilde bazı hastane yöneticileri tarafından verilmek istenmeyerek izne dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Bu bağlamda; tüm Türkiye’de, tüm sağlık tesislerinde, tüm sağlık çalışanlarının hakkaniyetli bir şekilde “teşvik” edilmesi gerektiğine olan ihtiyaç açıkça görülmektedir. Teşvik katsayıları tüm çalışanları (sağlık hizmetleri sınıfı, genel idari hizmetler sınıfı, teknik hizmetler sınıfı ve yardımcı hizmetler sınıfı) kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmeli, tavan ve katsayı oranları adil bir şekilde yükseltilmelidir. Bu ödemeler “garanti gelir” olacak şekilde “Sağlıkta Tek Kalem Maaş” olarak müteaddit defalar dillendirdiğimiz bir anlayışla ödenmelidir. Bu nedenle her ayın 15’inde herkesi memnun eden adil ve müreffeh bir ücret politikasının artık hayata geçirilmesi en önemli önerilerimiz arasındadır.
SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZA SEYYANEN ZAM VE BAYRAM İKRAMİYESİ TALEBİMİZİ YİNELİYORUZ
Bundan birkaç ay önce emekliye, asgari ücretliye, işçiye, öğretmene, savcıya, hakime yapılan iyileştirmeleri olumlu buluyor ve destekliyoruz. Ancak; emeklileri ve çalışanların bir kesimini memnun ederken, sağlık çalışanlarımızın unutulması doğru olmamıştır. Pandemide, depremde, sel felaketinde, orman yangınında, trafik kazasında, terörle mücadelede, kısacası her türlü olağanüstü şartta sağlık çalışanları her zaman en önde görevlerinin başında olmuştur. Sağlık kuruluşlarındaki tüm çalışanlarımız 7 gün 24 saat omuz omuza zorluklara göğüs gererken, bunca fedakârlığı ortaya koyarken, hak ettikleri değeri görmek istemektedir. Kamu çalışanlarının kayıplarının giderilmesi için ivedilikle ek zam verilmeli, ayrıca sağlıkta görev yapan bütün çalışanlara (SHS, GİH, THS, YHS) ise istisnasız, ilaveten en az 5000 TL aylık seyyanen zam ve dini bayramlarda 5000 TL bayram ikramiyesi verilmelidir.
SAĞLIK BAKANLIĞINDA YENİ DAİRE BAŞKANLIKLARININ KURULMASINA İHTİYAÇ VAR
Sağlık Bakanlığı bünyesinde Türkiye genelinde 800 binin üzerinde çalışanımız görev yapmaktadır. Sağlık hizmetleri sınıfında 550 bine yakın çalışanımız için olduğu gibi; Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan 50 binin üzerindeki Genel İdari Hizmetler Sınıfı, Yardımcı Hizmetler Sınıfı ve Teknik Hizmetler Sınıfı kamu görevlisi mesai arkadaşlarımız için de tayin ve terfi başta olmak üzere özlük işlemlerinin Valilikler yerine doğrudan Sağlık Bakanlığı uhdesinden takip edilmesini talep etmekteyiz. Bu amaçla; GİH, YHS, THS kadrolarının işlemleri ve özlük hakları ile ilgili Sağlık Bakanlığında Daire Başkanlıkları ihdas edilmesini istiyoruz.
SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET ÇALIŞANLARIMIZA TÜM İLLERDE KONUKEVİ VE KREŞ İSTİYORUZ
Hastalarla ve toplumun dezavantajlı kesimleri ile sürekli iç içe olan sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımız psikolojik ve fiziksel yıpranmışlığın en çok yaşandığı hizmet alanlarında görev yapmaktadır. 7 gün 24 saat boyunca çoğu zaman ailesinden ayrı olarak işi başında olan çalışanlarımızın çocuklarına ve ebeveynlerine yeterli vakti ayırabilmesi de çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Bu bağlamda; sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımız için her ilde misafirhanelerin, sosyal tesislerin, gündüz yaşlı bakım evlerinin ve çocuk kreşlerinin kurulmasını istiyoruz.
YARDIMCI HİZMETLER SINIFINA İHTİYAÇ KALMAMIŞTIR
Sağlık tesislerinde ve sosyal hizmet kuruluşlarında temizlik ve bakım hizmetleri önemli oranda sürekli işçiler eli ile yürütülmektedir. Üstelik söz konusu kurum ve kuruluşlarda görev yapan yardımcı hizmetler sınıfındaki kamu görevlilerinin hemen tamamı ise memur ve VHKİ kadrosunda olan mesai arkadaşları gibi idari hizmetlerde fiilen çalışmakta ve kamunun yükünü hafifletmektedirler. Buna rağmen bulundukları kadroları ile yaptıkları iş arasındaki uyumsuzluk yıllardır devam etmektedir. Bu bağlamda sağlık ve sosyal hizmetlerde görev yapan 25 bine yakın yardımcı hizmetler sınıfı personeli, genel idari hizmetler sınıfına geçirilmelidir.
SENDİKAL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ KISITLAMAK DEĞİL, GENİŞLETMEK GEREKİR
Pratikte kamu işvereninin temsilcisi konumunda olan, emretme ve cezai işlem yetkisi elinde olan amirlerin aynı zamanda sendika yöneticisi olması ise büyük bir çelişki ve baskı unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Sağlık ve sosyal hizmetlerin hangi kademesinde ve hangi ad altında olursa olsun (Başkan, Başkan Yardımcısı, Başhekim, Başhekim Yardımcısı, Müdür, Müdür Yardımcısı, Birim Sorumlusu, Servis Sorumlusu vb.) sendikalarda yöneticilik veya temsilcilik yapamayacağı düzenlemeleri getirilmelidir. Buna rağmen kamu görevlisi olan amirlerin, yine de üye oldukları sendikaları lehine diğer sendikalara üye olan çalışanlara yönelik olası sendikal baskı ve mobbing davranışlarının önüne geçilebilmesi amacıyla yönetici sözleşmelerinin feshine ve cezai müeyyidelere ilişkin yeni düzenlemeler yerinde olacaktır.


